Bir sevgi mesleği; Bankacılık


Nitelikli iş bulmanın zorlaştığı günümüzde, disiplinli ve prensipli çalışma sonucunda gelecek vadeden, gerçekten meyvelerini alabileceğiniz, hem maddi imkânlar hem de iş güvenliği açısından tercih edilen bir meslektir Bankacılık.

Bankacı demek; sabırlı, dikkatli, hoş görülü, güler yüzlü demek, her tür insanı tanımak ve insan psikolojisini bilmek demek.

Günümüzde gözde meslekler arasında yer alan ve kendine has güzellikleri olan bankacılık sektöründe de, her meslekte olduğu gibi zorluklar vardır. Dışarıdan görüldüğü gibi kolay değildir.

Ama inanın sevilerek yapıldığı zaman bu mesleğin zorluklarını göğüslemek çok kolaylaşıyor.

Genelde çoğu insanlar tarafından “ne güzel, oturdukları yerde çalışıyorlar ve üstüne para alıyorlar, rahat iş” denilmektedir.

Aslında gelişen teknoloji sayesinde şimdiki bankacılar oldukça şanslılar:

Çünkü; Fasit(Facit) denilen çevirmeli kolu olan hesap makinesi artık kullanılmıyor, bir tuşa basılarak hesaplanıyor faizler.

Çünkü;  tüm işlemleri gösteren makbuz dokümanları, daktilo ile değil en güzel klavyelerde yazılıyor.

Çünkü; numaratörler ve ATM ler sayesinde gişe önlerinde müşteriler tek tek sıraya dizilmiyor, sıra kavgasına şahit olunmuyor.

Ama yine de eski bir bankacı olarak biliyorum ki bu meslek göründüğü kadar kolay değildir.

Her şeyden önce işini sevmek gerekir, özel hayattan özveri ister. Para ile uğraştığınız için her zaman risk vardır zor ve emek ister.

Gün boyu yapılan havale işlemleri, kredi işlemleri, akşama kasa tutacak mı stresi,  kredi çekmek için gelen insanlar, kulakları zor işiten amcalar, teyzeler, faizine ya da havale masrafına itiraz edenler, anlatılanları bir türlü anlamak istemeyen insanlar…  

Bir bankacı için tüm işlemlerde bütün çaba, sabırla, hoşgörüyle, güler yüzle müşterilerin bankadan mutlu ayrılmalarını sağlamaktır.

Bu anlamda rekabet koşulları nedeniyle, müşterileri bankaya çekerek bankada tutmak zor ama önemli bir uğraştır.

Bankacılığın diğer bir zorluğu; aynı anda birçok işe bakmanızdır. Karşınızda müşteri var iken, telefondaki müşteriye cevap vererek müşteriyi idare etmeniz, ekran da süreli bir e.maili cevaplamanız, ya da süreli EFT işlemini yaparken, amirinizin vereceği bir işlemi de araya sıkıştırmanız gibi tempolu bir çalışma…

Sabah mesai başlama saatiniz bellidir ama çıkış saatiniz belli değildir. Masanıza çay gelir içemeden soğur geri gider, yeri gelir lavaboya dahi gidemezsiniz, yeri gelir geç vakitlere kadar arşivde evrak ararsınız, yeri gelir eve iş götürürsünüz ve yeri gelir çok hasta olmanıza rağmen görevinizin başında olmanız gerekmektedir.

Çalışan bir makine gibisiniz, hiç boş durmuyorsunuz. Zor gibi görünen bu tempolu çalışma, çalışma ekibinizle zamanında ve eksiksiz bitirildiğinde, “başarı hissi” ile en güzel duyguları yaşarsınız. Ve artık sıcak bir bardak çayı hak ediyorsunuzdur.

Peki, sevgi mesleğinin güzel yönleri yok mudur? Hem de çok…

Her şeyden önce; birçok müdürünüz, amiriniz olur hepsinden çok şeyler öğrenirsiniz. Eğitim, bankacılık tarihinin en güzel kelimesidir. Eğitime gidersiniz yeni bilgiler öğrenir, öğrendiklerinizi öğretirsiniz. Hele bir de kurum içi eğitim sonrası sınavları başararak bir üst unvana terfi ederseniz değmeyin keyfinize. Başarı bankacılığın diğer bir güzel yanıdır. Aldığınız maaş da sonuna kadar hak edilen bir karşılıktır.

Sizleri bilmem ama dünyaya bir daha gelsem yine bankacı olurdum diyorum ve yazımı noktalıyorum.

Sağlıkla sevgiyle kalınız.

 

nurdanhavlucu44@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Emel Şide | 16 Temmuz 2020 14:44

    Ne kadar güzel anlatmışsın. 30 yıl aktif bankacılık yaptım. Yine dünyaya gelsem bankacı olurdum ben de. Yazıyı okuyunca özledim o günleri. Sevgiler,

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Tem
18May
26Ara

Yeni Yıla Doğru

19Ara

Bir sevgi mesleği; Bankacılık

25Kas

Bir Pazar Günü