1000 Yıl Önce 100 Yıl Önce


Türk tarihinin sayısız kahraman komutanlarından Çağrı Bey'i hatırlatarak sözlerime başlamak istiyorum. Tuğrul ve Çağrı Beyler Oğuzların Kınık Boy ‘una komuta eden iki kardeştiler. Yaşça büyük olan Çağrı Bey, yönetim işlerini Tuğrul Bey'e bırakıp kendisi askeri işlerin yönetimini ele aldı. Karahanlılar ve Gaznelilerle yapılan mücadelelerde büyük başarılar kazanılsa da yeni bir yurt arayışının gerekli olduğu gerçeğini gören Çağrı Bey, yeni bir yurt arayışı için 3000-4000 kişilik atlı kuvvetle Doğu Anadolu'yu keşfe çıktı. Yıl 1016, yani bundan 1000 yıl evvel yapılan bu akınlar Anadolu'ya ilk girişimiz olarak kabul edilir. Aranan yeni yurdun bulunduğuna inanan Türk Boyları, akın akın Anadolu'ya göçmeye başladılar. Atalarımızın bu ilerleyişini engellemek isteyen Bizans İmparatorluğu'nun ordusu Malazgirt'e Çağrı Bey'in oğlu Alparslan komutasındaki Selçuklu ordusuna yenilince, Anadolu'nun kapısı Türklere tamamen açılmış oldu. Malazgirt savaşından Mustafa Kemal Atatürk'ün komuta ettiği Büyük Taarruza kadar yaptığımız tüm savaşlarda Türk Milleti'nin bu topraklarda gözü olanlara verdiği mesaj şuydu:

            Bu topraklarda kalma irademizin bedeli kan olsa da, can olsa da bu irademizden vazgeçmeyeceğiz. Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı'nın girişinde bunu tüm dünyaya şöyle haykırıyor:

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

Bundan 100 yıl önce Türk Milleti'nin kurmuş olduğu en büyük imparatorluklardan biri olan Osmanlı İmparatorluğu'nun sonunu hazırlayan gelişmeleri görenler, imparatorluğu yıkmanın daha da ötesinde bir amaçla Türk Milleti'ni Anadolu'dan çıkarmayı hedefleyerek topraklarımızı karış karış işgal etmeye başladılar. Uzun yıllar boyunca süren savaşlarda sürekli kan kaybeden bu millet düştüğü imkânsızlık ve yoksulluk kıskacında çaresiz görünüyordu.

            Türk Milleti,  içine düştüğü her zorlukta birlik ve beraberlik içinde var olmayı başarmıştır. Mustafa Kemal Atatürk, yeni bir devlet kurup Türk Milleti'ni tekrar ayağa kaldırmak için Anadolu'nun kalbine tuğlarını dikti. Türk Milleti'nin içine düştüğü bu imkânsızlıklara rağmen Mustafa Kemal'in böyle büyük bir iddiayla ortaya çıkmasının dayanağı ne olabilirdi?

            Mustafa Kemal, Türk Milleti'nin içindeki bağımsızlık ateşini ve bağımsızlık mücadelesini vermek için de sahip olduğu yüksek milli kültüre güveniyordu. Türk Milleti'nin kültüründe esaret ve himaye asla kabul edilemezdi.Mustafa Kemal Atatürk ve etrafında birleşen halkının yaptığı kurtuluş mücadelesi Anadolu'nun kalbinde açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden yönetilmiştir. Mustafa Kemal; çağdaş, demokratik hayata geçiş için en büyük adımlardan biri olan meclisin açılış tarihini Türk çocuklarına bayram olarak hediye etmiştir. Bize bu cumhuriyeti hediye eden Mustafa Kemal Atatürk'ü, meclisin değerli üyeleri ve askerlerimizin Kurtuluş Savaşı boyunca yaptıkları kahramanlıkları yeni nesillere anlatmak gerekir. Çünkü, kahramanlarını tanımayan bir milletin evlatlarından yeni kahramanlar çıkaramazsınız. Ancak kahramanlarımızla tarihe mal olmuş büyük şahsiyetlerimizle sadece övünerek yakalayabileceğimiz bir başarı öyküsü de yoktur. ''Bir milletin varlığının devamı için yaşayanlarının da tarihe mal olmuş şahsiyetleri ve kahramanları kadar büyük olmasıyla mümkündür. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere emanet ettiği Türk Devleti'ni gelecek asırlara hazırlamak için devleti emanet edeceğimiz yeni nesillerimizi de bu ideallerle yetiştirmeliyiz.

Bu yıl 100. Yılını kutlayacağımız ancak Dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi tedbirleri kapsamında kutlayamadığımız 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı hertürlü zorlukta ayakta kalmayı başaran bir milletin evlatları olduğumuzu unutmadan, içimizdeki çoşkuyu kaybetmeden evlerimizde kutlayalım.

leventbozyigit44@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 7

  • Resul AKIN | 21 Nisan 2020 05:49

    Kıymetli Levent, çok güzel olmuş. Akıcı bir üslupla tarihe ve zamana ışık tuttuğun bir meşale yaktığını düşünüyorum. Kaleminini daha verimli ve aydınlık geleceğe kullanman temennisiyle.. Ellerine sağlık..

  • MALATYA CADDE | 20 Nisan 2020 23:26

    Levent Hocama hoşgeldiniz diyor başarılı makalelerini her zaman beklediğimizi belirtmek istiyorum.selam ve sevgiler.

  • Aslı şule | 20 Nisan 2020 22:59

    ????????

  • Burcu | 20 Nisan 2020 21:18

    Türk Milleti'nin kültüründe esaret ve himaye asla kabul edilemez... 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı kutlar bu zorluğu birlikte aşacağımıza gönülden inanıyorum. SN.LEVENT BOZYİĞİT bu güzel yazılarınızı ve güzel düşüncelerinizi her zaman bizlerle paylaşmanız dileğiyle teşekkür ederiz.

  • Ömer | 20 Nisan 2020 20:22

    Harika bir yazı olmuş. Kalemine sağlık üstad

  • Ömer | 20 Nisan 2020 20:21

    Harika bir yazı olmuş, kalemine sağlık üstad

  • Süryal Sarıbaş | 20 Nisan 2020 20:21

    Çok güzel özetlemiş siniz

YAZARIN SON 5 YAZISI