Pencere günlüğü...


Korona...
Virüs...
Gazetecilik...
Ve #EvdeKal...
Yaş mı o da sınırı geçince uslan artık deli kurt deyiverdim... 
Vitrine attım basın kartını...
Şimdi 90'lık nineler gibi pencereden seyrediyoruz alemi!
Kâh komedi!
Kâh dram..
Kâh derinler...
Virüs allamelerinin sıkıcı dizileri bıktırdı.
Maşallah bir de tekrarına gidince sihirli kutucuklar işin kolayını buldu.
Diziler de rafa kalkınca pazartesi günlerini iple çekmeye başlıyorum.
Malum, Türk'ün ateşten günlerinin özeti "Ya İstiklal ya Ölüm" TRT ekranlarında...
Ankara Karargahtepe'de geçen 123 günün hikayesi...
Senaryo muhteşem... 
O günlerin kahramanlarının unutulmadan hatırlatılması ise ayrı bir vefa örneği...
Konumuza dönelim, pencere günlüğünden yurdun insanlarından sokak manzaraları nakledelim.
O da ne bir meczup kaldırımda, debelenip duruyor. Seyrederken eşimin uyarısı geliyor.
-Potansiyel virüs bombası!
Telefondan ulaşıyorum Emniyete... Durumu aktarıyorum ekip beklemeye koyuluyorum.
Dakikalar geçiyor ne gelen var ne giden...
Meczup mesaisini tamamlıyor ve yola revan oluyor!
Seyre devam ediyorum penceremden...
Gelip geçenler... Sosyal mesafe tanımayanlar...
Maske şovu yapanlar...
Ağız kapalı burun açık...
Maskeler çene altında...
Ve sigaracılar...
Uzmanlar virüs, sigara sever dese de kimin umurunda... Görüyorum ki, sigaracılar kural tanımıyor.
Yazık!
Uzmanlar en iyimser tahminle 3 aylık süre verirken sokaktaki kuralsızları gördükçe karamsarların 1 yıl mahkumiyet tahminleriyle hüzünleniyorum.
Görünen o ki insanımızın eğitimsizliği her alanda alarm veriyor.
Yazık... Yazık...

rdurmus44@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25May

Ben Türk'üm, sizden biriyim!

14May

Kılıçdaroğlu gerçeği

06May

Millî korku...

14Nis

Pencere günlüğü...

06Nis

Kalemşörler