Mutlu Olmak mı İstiyorsun.! - Mir Murat Demir

Mutlu Olmak mı İstiyorsun.!


Bu başlıktaki sorunun çok defa muhatabı olmuşuzdur, özellikle sosyal medya paylaşımlarında çokça görür cevabını da devamında okuruz. Mutlu olmak mı istiyorsun? Yap bi Kahve, aç bi Şarkı ve kocaman gülümse ve seni üzenlere yol ver, seni sevenlere de değer unutma; hayat devam ediyor... Dilek güzel, temenni güzel, ne itiraz eden olur ne de karşı çıkan, hayır diyen. Kahvemizi güzel bir şarkı dinleyerek içtik, bu eylemde yüzümüzden tebessümü de eksik etmedik. Bu eyleme başlamadan zati bizi üzen, canımızı sıkan, gıcık olduğumuz kim, kimler varsa yol vermiştik. Sevip varlığından keyf aldığımız, mutlu olduklarımızı da övgülere boğup yanımızda durmasını söylemiştik. Mutlu olduk mu? Elbette, pür neşeli ve mutluyduk, kötü haber, süre bitti, kahve bitti, şarkı bitti, sevdiğimiz ve yanımızda olanlar, işleri varmış ki, gitti.
Sorun, ortak sorunumuz, uzun süreli, tüm hayatımızı kaplayacak, zapt edecek tutarlı ve kalıcı mutlu olmanın yol ve yöntemlerini bulmamız gerek. Aç bir insan yemek yerse mutludur, susamış bir insan su içerse mutludur, ağrısı olan bir insanın ağrısı geçerse mutludur, üşüyen biri kendisine yakın battaniye, yorgana ulaşırsa mutludur, sevdiklerinin hayatlarındaki pozitif gelişmeleri anlatan bir haber almak da insanı mutlu eder. Sevip sahiplendiğimiz hayvanlar, besleyip büyüttüğümüz çiçek ve bitkilerin canlılığı dahi mutlu olmamıza sebep. Tek açık kapıya attığınız zar ilk defada denk geliyorsa bile anlık mutlu olursunuz. Yazdıklarım gibi sizlerde yüzlerce binlerce mutluluk oluşturabilecek etken, sebep, hareketleri kafanızda kurguladınız değil mi? 
Tüm hayatımıza yayılacak, endişesiz, tutarlı, sürekli güven, sağlık, akabinde mutlu olmak istiyoruz. İnsanın yaşadığı hayatta mutlu olmak istemesi doğallığın ilk sırasında olmalı. Yaratılan insan yaşamında ne yaparsa yapsın mutlu olmak dışında nasıl bir hedefi olabilir ki! İnsanın hayatı boyunca yaptığı tüm iş, uğraş, faaliyetlerin özünde mutluluğa götüren basamaklar, aracı işlevler değil mi? 
 Gizli duygularımızın olabileceği gibi dürtülerimizin de bazısı saklımızdadır. Mutluluğumuza sebep olacak gibi mutluluğumuzu aksatmayacak her ne varsa hazırımızda olmalı, yanımızda durmalı. Şüphecilik ya da kaybetme korkusu da insanı mutluluktan uzaklaştırıyor, araya setler koyup engeller çıkarıyor. Tam sevdiğimiz bir diziyi izlerken elektriklerin kesilmesi, tam duş almak için yeltenirken suların olmadığını öğrenmek, ne keyifli bir yazışma halindeyken internet arızası, çoluk çocuk gidip de bir sahilde bir çay içseydik derken arabanın da arızalanması. 
Süre zamanın içinden belirlediğimiz bir kesitin adlandırma hali, süre insana tatmin sağlamaz, zamanın tümüne hükmetmek ister. İnsanın beşeri olduğunu, yaşamında ölümlü olduğunu bilir, bilir de her şey sonlanmayacak gibi tedbirli ve temkinli olmak insanın formatında da fıtratında da vardır, kurtulamaz, uzaklaşamaz.
İnsanın mutluluğu tüm hayatına katması, olmasını sağlaması, dervişin bir metre uzunluktaki kaşıkla çorba içmesi gibi biraz da. İnsanın kendisi dışındakileri mutlu edecek hal ve hareketlere sahip olup, bu tarzda, tavır da olması hali, insanları mutlu eder. İnsanlarda bu düşüncededir, herkes mutlu olur, sürekli olur, devamlılık bulur.
Mir Murat Demir

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Oca

Tahkir!

17Oca

Herkes Kendi Derdine Yanar!

10Oca

Deneyim..!

03Oca

Aslolan Çabadır!

27Ara

Nasıl Anlayacaksak!