Ruhsuz Çocuklar - Cemal HANİLÇİ

Ruhsuz Çocuklar


Güçlü çocuklar yetiştirelim derken ruhsuz, zevksiz saygısız çocuklar yetiştirdik.
                               Basında çıkan haberleri takip ediyoruz hepimiz, hemen hemen her haber saatinde izlediğimiz haberlerin yüzde doksanına yakınının kavga cinayet saldırı hırsızlık vb gibi haberlerin olduğunu hepimiz izlemişizdir.
        Bu cinayetlerin bu kavgaların sebebi biz ebeveynleriz, bizler çocuklarımızı hayata daha güçlü başlasınlar diye kontrolsüz bir şekilde büyümelerine sebebiyet verdik, küçük yaşlarda çocuklarımızın özgüvenleri yükselsin diye bir büyüğünün yanına götürdüğümüzde hadi oğlum amcaya küfür et hadi oğlum amcaya bir yumruk salla hele çıkart donunu göster amcana pipini, işte o küfür edip yumruk sallayan ve amcalarına pipilerini gösteren çocuklar bu gün yollarda terör estiriyor.
        Bu gün o çocuklar hayvanlara zulüm ediyor, bu gün o çocuklar minibüslerde otobüslerde büyüklerine yer vermiyor, bu gün o çocuklar tik tok hesaplarında sırf heyecan olsun diye büyüklerine saygısızlığı gizli kameralarla milyonlara izletiyor, bu gün o çocuklar sosyal medyalarda hak hukuk adalet gözetmeden saygısız ahlaksız paylaşımlar yapıyor.
        Büyüklerimiz bizi yetiştirirken bak “ bak oğlum büyüklerini görünce önünü ilikle büyük biriyle konuşmaya başlamadan önce izin iste büyüklerinle karşılaşınca elini öp saygısızlık etme” işte o günlerin kuşaklarının son demlerini yaşarken biz atalarımızdan büyüklerimizden gördüğümüzü çocuklarımıza yansıtamadık, bu cinayetler bu kavgalar bu saygısızlıkların tamamı bizim eserimiz.
        Bir çocuk anne babasından iki şey öğrenir, saygı ve sevgiyi, diğerlerini başka yerlerden zaten öğrenir, bizler çocuklarımıza ne saygıdan ne de sevgiden bir eser bırakabildik, bunun sebebi de yine bizleriz, bizler büyüklerimizden öğrendiğimiz çoğu şeyleri çocuklarımıza bırakamadık, kendi başlarına öğrensinler hayatı tanısınlar güçlü olsunlar diye ruhsuz zevksiz saygısız çocuklar yetiştirdik.
        Sabah gazeteler dağıtılınca ilk okuyanın bizler olalım diye çay ocaklarında beklediğimiz, haftada birer kitap bitirip okuduğumuz kitaplar ile hayatımıza yön veren bizlerin çocukları maalesef bu gün teknolojinin kucağında dünyadan bihaber büyüyorlar.
        Bizler eski yoksul günlerimizde bir sakız bir gazoz bir çelik çomak oyunuyla mutlu bir şekilde büyürken bu gün çocuklarımız ellerindeki binlerce liralarla ölçülen telefonları ayaklarındaki yüzlerce liralarla yarışan ayakkabıları bir maaş karşılığında alınan deri montlar, penyeler elbiseler ile mutlu olamıyorlar.
        Bizler mahalle bakkalında iki tane gofret bir gazoz alabilmek için babamızın maaşını beklerdik günlerce ama buna rağmen de mutluyduk yüzlerimiz gülüyor ve  içimiz kıpır kıpır yaşar bu kadar yoksulluğun içerisinde saygımızdan da bir eksiklik göstermezdik isyan etmezdik.
        Hala bazı şeylerin geç olmadığı şu günlerimizden çocuklarımıza saygıyı, sevgiyi ve merhameti anlatabilecek kadar zamanımız varken geç olmadan bu cinayetleri durdurabiliriz. 
Evet sevgili okurlarım, istisnaların kaideyi bozmadığının düşünerek yazdığım yazıdan 
dolayı sür-çi lisan ettiysek affola.
Saygılarımla….
 

cemal@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20May
06May

Ruhsuz Çocuklar

21Nis

Emaneti Ehline Verin

04Nis

Bazı İnsanlar

23Mar

Önce İnsan