Yaşattığınız Bu Sorunların Yasal Dayanağı Var Mı? -2-


Yasa ve yönetmelikle engellilere tanınan toplu taşıma araçlarını ücretsiz kullanım hakkı açıkça böyle diyor. Ancak yukarıda açıkladığım yasa ve yönetmeliği okuyunca engelli vatandaşların elinde bulunan engel oranı yazılı Engelli Kimlik Kartı (eski veya yeni fark etmiyor) ve engel oranı yazılı nüfus cüzdanlarıyla Türkiye genelinde ki belediyelere ait ve belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehiriçi toplu taşıma araçlarını ücret ödemeksizin kullanabileceği görülmektedir.

Gelin görün ki yukarıda belirttiğim yasa maddeleriyle verilen bu hak illerin genelinde de yasada belirtildiği gibi belediyeler tarafından tam olarak uygulanmamaktadır.

Çünkü engelli vatandaşların elinde bulunan Engelli Kimlik Kartı ya da nüfus cüzdanları olması yetmiyor bir de belediyeler tarafından verilen kartları almak gerekiyor. Yani anlayacağınız yasaların verdiği ve uygulanmasını zorunlu kıldığı bu hak belediyeler tarafından görmezden geliniyor ve hemen hemen tüm belediyeler ayrı ayrı kartlar veriyor.

Belediyelerin verdiği kartlardan bir kaçının adı şöyle. Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Kart, Bartın Belediyesi Akıllı Engelli Kart, Çınarcık Belediyesi Akıllı Kart, Denizli Büyükşehir Belediyesi Denizli Kart, İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul Kart, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Engelli Kart, Malatya Büyükşehir Belediyesi Engelli Kartı, Manisa Büyükşehir Belediyesi Manisa Kart, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Trabzon Kart adıyla vermektedirler. Hemen hemen her belediye de kendine ait ayrı bir kart uygulaması yapmaktadır.

Belediyelerin verdikleri kartları almak istemediğinizde ve elinizdeki Engelli Kimlik Kartı ile araçlara binmek istediğinizde ise bazı duyarsız sürücüler tarafından sizlere sürekli sorun çıkartıyorlar. Araçlara bindiğinizde yasaların size verdiği hakkı kullanarak elinizdeki Engelli Kimlik Kartını sürücülere göstermeye kalktığınızda vay halinize sizin. Araç içerisindeki kalabalığın ortasında sürücünün sarf ettiği sözlerle renkten renge girer, kızarır bozarır ve ezilerek bir avuç içi kadar kaldığınızı hissederdiniz.

Kalabalığın ortasında işittiğiniz sözlerle gururunuzun kırılmasıyla bindiğinize bineceğinize pişman olursunuz. Engelli olduğunuz için devletin vermiş olduğu yasal hakkınızdan dolayı sizi hakir görerek bu sorunu yaşatanlara lanetler okursunuz.

Malatya’da oturan bir engelli gerek tedavi gerekse de başka bir nedenle Ankara’ya ya da İstanbul’a gittiğinde oradaki ulaşım araçlarından faydalanabilmek amacıyla mutlaka gittiği şehrin belediyesi tarafından verilen kartı almak zorundadır. Başka bir şehirde oturan engellilerin de Malatya’ya gelmesi halinde mutlaka belediye tarafından verilen kartı almak zorundadır.

Durum böyle olunca üzerinizde taşıyacağınız kartlar sırasıyla kimlik kartınız, ehliyetiniz varsa ehliyet, banka kartınız, engelli kimlik kartınız, yaşadığınız şehrin ulaşım kartı, gittiğiniz şehirlerde alacağınız ulaşım kartlarıdır. Birkaç günlüğüne başka şehre gitmek zorunda kalan engellilere bu şekilde sorun yaşatılması doğru mu sizce?

Belediyelerin vermekte ısrar ettiği kartlarla ilgili kendilerince haklı gerekçeleri olabilir. Araca binerken validatörlere okutulan kartlarla yolcular hakkında istatistikî bilgi edinme başta olmak üzere birçok gerekçeleri olabilir. Gerekçelerinde haklı olabilirler ancak bu haklı olmaları onların engellilere sorun yaşatmaları anlamına gelemez. Engelli Kimlik Kartlarının validatörlere okutulacak gibi bir sistem yapılması için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile ilgili diğer bakanlıklar nezdinde girişimde bulunabilir ve böylece bu sorun tüm ülkede çözüme kavuşur. Hem kendileri hem de engelli vatandaşlar rahata kavuşur.

Konu ulaşım araçlarıyla ilgili olunca diğer bir sorunu da belirtmek istiyorum. Bildiğiniz gibi çıkarılan tüm yasaların birinci amacı engelli vatandaşların bir başkasının yardımına muhtaç olmadan bağımsızca yaşamasını ve hayatını devam ettirmesini sağlamaya yöneliktir. Özellikle bu konuda daha iyi uygulamalar yapılabilmesi amacıyla Anayasamızın eşitlikle ilgili 10.Maddesiyle engellilere pozitif ayrımcılık yapılması getirilmiştir.

Anayasa ile pozitif ayrımcılık getirilmiş olsa da bu konuda da sorunlar yaşanmaktadır. Daha önce ki yazılarımda toplu taşıma araçlarında yaşanan sorunlara değinmiştim. Özellikle de tekerlekli sandalyeli engellilerin araçlara binip inmesinde kullanılan asansör ya da rampalar nedense halen otomatik yerine manüel olarak yapılmaktadır. Belediyelerde ısrarla manüel sistemli araç almaya devam etmektedirler. Oysa aldıkları manüel sistemli araçlara biran önce son vererek otomatik sistemli araçları alarak engellilerin tamamen bağımsız hale gelmelerini sağlamalılar.

Sözün özü olarak, şimdi buradan belediye başkanlarının tamamına seslenerek sormak istiyorum. Engellilere yaşattığınız bu sorunların yasal dayanağı var mıdır? Varsa hangi yasalar olduğunu açıklar mısınız? Sizlerin uygulamaya koyduğu ve alınmasını şart koştuğunuz kartlarla ilgili aldığınız belediye meclis kararlarınız TBMM tarafından çıkarılan kanunlardan daha mı üstte? Anayasa ile getirilen pozitif ayrımcılık denildiğinde aklınıza ne geliyor? Hepimizin amacı engelsiz bir Türkiye yaratmak olduğuna göre neden çözümü basit olan konuları biran evvel çözüme kavuşturmuyorsunuz? Şimdi gelelim beni şaşırtan ve hayretlere düşüren olayın özüne. Ülke genelinde büyükşehir belediyeleri başta olmak üzere il ve ilçe belediyelerinin büyük çoğunluğu hükümete bağlı partiden olmasına rağmen nedense bağlı oldukları parti tarafından çıkarılan bu yasaları uygulamazlar. İşte buna bir anlam veremiyorum. Diğer partilere bağlı belediyelerinde uyması gerekiyor ancak onlara öncülük etmesi gereken iktidar partisine bağlı belediyeler olması gerekmiyor mu? Bilmem yanlış mı düşünüyorum…

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI