Battalgazi Ve Tarihi : Malatya Battalgazi 'Ulucami'

Battalgazi, Meydanbaşı mahallesinde bulunan Ulucami Selçuklu döneminde (1221-1224) yılları arasında ve 1224 yılı kitabesinde l. Alâeddin keykubat denilse de Malatya evkaf defterinde Keykavus bin keyhüsrev ismi ile kayıtlıdır.

PAYLAŞ

Sanat Tarihi Uzmanı Hasan Hüseyin Aslan, Malatya Battalgazi Ulu Cami hakkında bilinmeyenleri açıkladı. 
Battalgazi, Meydanbaşı mahallesinde bulunan Ulucami Selçuklu döneminde (1221-1224) yılları arasında ve 1224 yılı kitabesinde l. Alâeddin keykubat denilse de Malatya evkaf defterinde Keykavus bin keyhüsrev ismi ile kayıtlıdır. Dikdörtgen bir plan şemasına sahiptir. İki bölümden inşa edilmiştir, bunlardan biri harim diğeri ise kayseriye olarak adlandırılmıştır. Güney bölümü yani harim, mihraba paralel sekiz sahınlı, mihrap önü kubbeli ve eyvanlıdır. Kuzey bölümü yani kayseriye ise mihraba paralel 4 sahınlıdır. Bu bölüm ard arda yerleştirilen iki kubbe ile vurgulanmıştır. 
Sahınlar ise tonoz ile örtülmüş olup, sadedir. Yapının içinde üstü açık bir iç avlu bulunmaktadır. Eyvan bu avluya açılır. Kubbeye geçiş elemanı tromptur, malzeme ise tuğladır. Mihrap önündeki kubbenin göbeğine yerleştirilmiş olan mührü Davut motifi yani Davut yıldızı dediğimiz iç içe geçmiş iki üçgenden oluşmaktadır. Üçgenlerin her köşesinde motiflerle bezenmiş kufi yazı ile Muhammed lafzı peygamber efendimizin ismi yazılıdır olup dikkat çekicidir. Yine bu bölümdeki eyvan tamamen çiniler ile kaplanmış revak üstlerinde alınlık dediğimiz kısımlarda kufi yazılarla tamamlanmıştır. Mihrap vurgulanmıştır. Yapının doğu, batı ve güney olmak üzere üç girişi bulunmaktadır. Batı girişi sonradan kapatılmış olan camiinin bugün iki girişi vardır. Minaresi ise camiinin içinden kayseriye bölümünden yükselmektedir. Bu minare tuğladan yapılmış olup, silindir gövdelidir. Papuç üstünde ve şerefe altında turkuaz renkli yıldız çinilerin oluşturduğu birer bileziğin yer aldığı günümüze kalan az sayıdaki parçalarından anlaşılmaktadır. Yapının yalnızca mihrabı ve minberi özgünlüğünü yitirmemiştir, tarihsel süreç boyunca çeşitli eklemelere maruz kalınca neredeyse tamamı orijinal değildir. Kuzey, doğu ve batı yönünden genişletilen camii, Büyük Selçuklu Camii (Zevvare Mescid-i Cuması)  mimarisinden esinlenerek inşa edilmiştir. Camiinin cephelerinde birbirine eş olmayan uzunluklarda 24 tane payanda bulunmaktadır. Taşıyıcı görevi olan bu payandalar yapıya sonradan eklenmiştir. Yapının orijinal olan ahşap minberi Ankara Etnografya Müzesi’nin koleksiyonuna eklenmiştir. Yapının orijinal halinin Selçuklu Devletinin mimari anlayışına yakışacak bir üslupta olduğu bilinmektedir. Pek çok sanatkârın bu camii de çalıştığı kitabelerinden anlaşılmaktadır. Batı portal kitabesi Üstad El Benna Hüsrev tarafından 1247 yılında, Doğu portal kitabesi Üstad Hüsrev tarafından 1273 yılında yapılmıştır. Eyvan kemer kitabesi Malatyalı El Benna Ebubekir oğlu Yakup, minber kitabesi ise Ebul Vefa Azizi tarafından yapılmıştır. 
Değerli okurlar öncelikle Battalgazi ilçemizin tarihi miraslarını tanırken siz okurlara ulaştıran ve tanıtımda katkılarından dolayı Said Yalçın beye teşekkürlerimi sunarım. 

 

Bülten

Said Yalçın

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN