Bahçeli Grup Toplantısında Macrona sert tepki

Azerbaycan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti devlet tanımı ile ayrı olabilir, coğrafyalar farklı da olabilir ama biz bir millet gövdesinin ayrı kollarıyız.

PAYLAŞ
Youtube Kanalı VİDEO

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. 

MHP Genel Başkanı Bahçeli, ''Bize göre Azerbaycan-Ermenistan çatışmasının ateşkes, diyalog, müzakere, diplomasi gibi kandırmacalar yoluyla çözüm teklifleri şu aşamada tuzaktır, tertiptir, yenilgiye onaydır'' dedi. 

Ermenistan'ı 'Mütecaviz düşman' olarak tanımalayan Bahçeli, askeri başarı siyaseten tasdik edilmeden kurulacak her masa tavizdir. Ermenistan’ın silahlı çeteleri ya Dağlık Karabağ’dan çekilecekler ya da ezileceklerdir" açıklamasında bulundu.

"Güney Kafkasya’da çözümün tek yolu, Ermenistan’ın işgal ettiği Türk topraklarından bahanesiz çekilmesi, Dağlık Karabağ’a Azerbaycan bayrağının dikilerek egemenliğinin teyit edilmesidir. Başka çare yoktur, başka seçenek yoktur, başka çözüm yoktur'' ifadelerine de yer verdi. 

Bahçeli'nin açıklamaları:

Kavuşmanın ve kucaklaşmanın buruk da olsa sevincini yaşıyoruz. Covid-19 salgınından dolayı toplantımıza katılma arzusu taşıyan misafirlerimizi ağırlayamıyoruz. 65 günlük aradan sonra TBMM, 1 Ekim'den itibaren yeni yasama yılına başladı. Bu münasebetle Gazi Meclisimizin yeni yasama yılının, milletimize, ülkemize hayırlı olmasını niyaz ediyorum. 

Koronavirüs salgını hayatın akışkanlığını bozmanın yanı sıra, siyasetten ekonomiye, sanattan spora, kısacası pek çok alanda olumsuz tesirlerini göstermektedir. Bildik ezberler yeni tabloyu açıklamakta şimdilik aciz kalmaktadır. Vahim hastalığın nerede ve ne zaman bir bedene tutunacağı, hangi sonuçları doğuracağı belirsizliğini hala korumaktadır. Mutlaka Sağlık Bakanlığımızın ve Bilim Kurulumuzun tavsiye ettiği kurallara riayet etmeliyiz. Maske ve temizliğe özen göstermek hepimizin ana ve asıl görevi olmalıdır. 'Bana bir şey olmaz' pervasızlığı ile hareket edenler virüs bulaşmasına neden olurlarsa ortaya çıkabilecek insani ve vicdani maliyetlerin altından hayat boyu kalkamayacaklardır. Salgının ne zaman biteceği, nasıl bir dünyanın kapılarının aralayacağı meçhuldür. Türkiye bu badireyi en az hasarla, en az kayıpla atlatacaktır. Bugüne kadar yapılanlar bundan sonrası için güven vermektedir. Sağlık Bakanımız ve donanımlı ekibi süreci başarıyla yürütmektedir. Doktorlarımızı incitecek, morallerini zayıflatacak, bu vefasızlığı düşünecek bir niyetin kafamızda belirmesi bile söz konusu değildir. 

 

Bakanlık verilerinde şüphe uyandırmaya çalışanlar bize göre yalan makineleridir. Bizim sorunumuz Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi'ndeki bir avuç Türkiye düşmanıdır. TTB kapatılsın diyorum bu nedenle. Hiç kimse niyet okuyuculuğuna heves etmesin. Bilhassa CHP Genel Başkanı ve sivri zekalı yöneticiler iftira tezgahını başka kapılarda açsınlar. TTB'nin başkanlığına kimin seçildiğini, bu şahsın nasıl bir kötü maziye sahip olduğunu herkes görmüştür. Hükümet, başarılı bir şekilde korona ile mücadele ederken gerçekleri çarpıtanlara göz yumamaz. Arı kovanına soktuğumuz çomak ne tesadüf ki, kovan içinde saklanan CHP'ye değmiş, iyisinden kötüsüne diğer siyasi yandaşlara temas etmiştir. Kılıçdaroğlu'na tavsiyem, yeni bir iskambil destesi alarak birbirlerine hile yaparak ütmeleridir. Bizim kağıda küreğe ayıracak vaktimiz yoktur. Kılıçdaroğlu'nu ciddi bir siyaset adamı olmaya davet ediyorum. Olamıyorsa en azından siyasetçi taklidi yapmasında fayda vardır.

 

İnsanımızın canına, onuruna kast eden, nefret saçan kim varsa bizimle karşı karşıya gelmesi mukadderdir. Bizim millet anlayışımız, kardeşlik algımız zamanlar üstüdür. Azerbaycan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti devlet tanımı ile ayrı olabilir, coğrafyalar farklı da olabilir ama biz bir millet gövdesinin ayrı kollarıyız. Biz Türk Milletiyiz. Amacımız birdir. Karabağ'da akan gözyaşı, bizim göz pınarlarımızdan süzülen kahırdır. Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmeyecek diyorsak, inmeyecektir, indirmeye kalkışan bunun bedelini canıyla ödeyecektir. Karabağ, Azerbaycan'ın hakkıdır, helalidir. Terör devleti Ermenistan, 27 Eylül'de sadece Azerbaycan'a değil, Türkiye'ye de saldırmıştır. Şakamız yoktur, işgalcilerin şakağını sıkacak irademiz hamdolsun vardır hatta sefer için tetikte beklemektedir. Gerekirse aynı bayrak altında aynı sipere gireriz. Ermenistan katil bir devlettir. Bu ülkeye yapılan tembih de bu şekildedir. Erivan yönetimi maşadır. Emperyalizmin yılan başlı kuklasıdır. 

 

Ermenistan'ın masumları hedef alması, insanlık suçudur, alçaklıktır, şerefsizliktir. Korkak Ermenistan sivillere saldırmıştır. Hocalı'da 613 soydaşımızın kanını akıtan bu canavarlardır. Ermenistan'ın kime mesaj verdiği, kimin kılıcını salladığı bellidir. Cebrail kentinin ve bazı köylerin işgalden kurtarılması muzaffer günlerin habercisidir. Kanımızla yanlarındayız, varlığımızla arkalarındayız. Dağlık Karabağ'ın Azerbaycan'a geçmesi için duacıyız. Nahçıvan'ın Azerbaycan'a ön şartsız katılması bir varoluş namusudur. Nahçivan'ın kaderi Bakü'dür. Aksi halde kudurmuş Ermeni çeteleri buraya da üşüşebilecektir. Bize göre Azerbaycan-Ermenistan çatışmasına ateşkes gibi kandırmacalar yoluyla çözüm teklifleri şu aşamada tuzaktır. Ermenistan'ın silahlı çeteleri ya Karabağ'dan çekilecekler ya da ezileceklerdir. Çatışma bölgelerinde bozgun yaşayan Ermenistan, PKK/YPG'li teröristleri de yanına alarak mazlumlara ateş yağdırmaktadır. Bu kanların bedeli, damla damla terör devleti Ermenistan ve cani ortaklarına ödettirilecektir. Güney Kafkasya'da çözümün tek yolu Ermenistan'ın işgal ettiği Türk topraklarından bahanesiz çekilmesidir. Başka çare yoktur, başka seçenek yoktur. BM Güvenlik Konseyi başta olmak üzere bazı ülke ve uluslararası örgütlerin ateşkes çağrıları boşunadır. 

 

Macron'un 300 cihatçını çatışma bölgesine getirildiğini söylemesi şizofrenik bir yalandır. Macron not alıyormuş. Dileğim, sorulacak hesabımızı da yazmayı da asla unutmasın. Kurdun boynu kalınsa, kendi işini kendi yaptığından dolayıdır. Türk Milleti'nin hiç kimseye ihtiyacı yoktur. Fransa'yı anladık peki, bu CHP'ye ne oluyor? Azerbaycan'a silah yardımı yaptığını, kaygılı üslupla söyleyen CHP'nin başdanışmanına ne diyelim? Bu sefil sefirin sözlerini neye yoralım? Macron ne diyorsa, bunlar servis ediyor. CHP yönetimine sesleniyorum. Bir kez olsun, kalbiniz milletle çarpsın. Bu partide genel başkan adayı olmuş bir şahıs da savaşa hayır demiş. Biri sussa diğeri açık veriyor. 

Bülten

Malatya Cadde

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN