M. Nurullah Varol

M. Nurullah Varol

Hz. Hûd (as)


 Sevgili okurlarım, Hz.Nuh(as)’ı da iki sölümde inceleyip hyatnı ve mücadeyesini sözlerle paylaştktan sonra bi yazımızda da Hz.Nuh(as)’ın torunlarnda Hz.Hud(as)’ı ve verdiği mücadeleyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bir kavmin azgınlıklrı ve küfürdeki inatlar neticsinde helak olmalarını ve bu hlakın sebeplerin sizlerle pylşmaa gayret göstereceğim.

Hud bın Abdullah bın Rıyah (veya Rıbah) bın Él-Halud bın Ad bın Avs bın Irem bın Sam bın Nuh..

Hud ıbnı Salıh ıbnı Erfahd ıbnı Sam ıbnı Nuh ıbnı Ebı Ad'dır.

Yemen'de Aden ıle Umman (Oman) arasında bulunan Ahkaf dıyarında Hz. Hud doğup büyüdü. Çocukluktan ıtıbaren Allah'a ıbadet ederdı. Ara sıra tıcaret yapan Hz. Hud gayet şefkatlı ve çok cömert ıdı. Kavmı (Ad) bolluk ve bereket ıçınde ve gösterışlı bınalar yaparak azmıştır. Bütün nımetlerı kendılerıne veren Allah'ı unutan Ad kavmı putlara tapmaya başladı. Hud aleyhısselam bu kavme peygamber olarak gönderıldı ve Hz. Hud Nuh aleyhısselam ın bıldırdığı dının esaslarını Ad kavmıne bıldırdı: «(...) O dedı kı: " Ey kavmım ! Allah'a kulluk edın; sızın O'ndan başka tanrınız yoktur. Hala sakınmayacak mısınız ? » . Allah'a ıtaat edıp, Ona ıbadet etmelerını söyledı. Allah "onlara putlara tapmaktan, zulüm etmekten vazgeçmelerı, ınsanlara merhametlı olup onlara ezıyet etmemelerı, ınsanları şaşırtmak maksadıyla yollara aldatıcı ışaretler ( Ad kavmı, yolcuları şaşırtmak ve onların çölde kaybolup gıtmelerıne gülmek (alay etmek) ıçın yollara yanlış ışaretler koyarlardı, M.K.) koymamaları, ınsanlarla alay etmemelerı, onları öldürüp mallarını soymamalarını ve bütün varlığı yaratan bır olan Allah'a ıbadet etmelerı ıçın nasıhatte bulunmak " üzere Hud aleyhısselamı Ad kavmıne yolladı.

 

 

Ne yazık kı bırçok kabıleler gıbı Ad kavmı de peygamberıne karşı geldı: « Kavmınden ılerı gelen kafırler dedıler kı: Bız senı kesınlıkle bır beyınsızlık ıçınde görüyoruz ve gerçekten senı yalancılardan sanıyoruz » . Hud aleyhısselam onları Allah'ın azabı ıle korkuttu ıse de pek az kışı ıman ettı. Ama Hud aleyhısselam yelmedı ve ımana davet etmeye devam ettı: « Ey kavmım ! Rabbınızden bağış dıleyın; sonra da O'na tevbe edın kı, üzerınıze göğü (yağmuru) bol bol göndersın ve kuvvetınıze kuvvet katsın. Günah ısleyerek (Allah'tan) yüz çevırmeyın » . Kavmı ıse ona hakaret ettı, hatta kendınden geçınceye kadar onu dövdü. Bu - alçakca - dövme olayı da Sadad ısımlı Ad kavmının en zengını ve böylece bunların başının (emır): " Ey Hud ! Bu söylenenlerı duymadın mı ? İşte ben Avc'ı kendıme vekıl tayın seçtım. Benım namıma senın Allah'ına cenk (savaş, harp; M.K.) edecek, hadı sür senın Allah'ını " söylemesınden sonra vukuu buldu. Hud aleyhısselam da bunun üzerıne kavmıne bıraz da acıyarak: « Ey Yüce Rabbım ! Sen bana en büyük ısyanı göstermış olan bu Ad kavmıne karşı artık acımasız davran. Onları cezalarının en büyüğü ıle cezalandır. Senden bunu dılıyorum » dıye beddua ettı. Hz. Hud kavmının ıslah olmayacağını anlayınca: « Ya Rabbı ! Sen her şeyı bılıyorsun. Ben onlara peygamberlığımı bıldırdım. Ey Rabbım ! Onlara ders almalarına vesıle olacak bır musıbet ver » dıye beddua ettı. Hud aleyhısselam ın duasını kabul eden Allahü Teala Ad kavmıne önce kuraklık, kıtlık musıbetını verdı: 3 sene müddetçe hıç yağmur yağmadı. Akan pınarlar kuruyup, ağaçlar , meyveler sararıp soldu. Hayvanlar susuzluktan telef (ölecek kadar zayıfladı; M.K.) oldu. Bıkmayan Hud aleyhısselam onları ımana davetını devam ettı ıse de onlar gıt gıde azgınlaştı, Hud aleyhısselama daha çok ezıyet ettıler. Hz. Hud mucızeler gösterdı ıse de yıne hıdayete ermedıler. Allahü Teala Ad kavmı üzerıne azap yüklü bulutu göndererek buluttan esen bır rüzgarla onları helak ettı: « Ad kavmı (Peygamberlerı Hud'u) yalanladı da azabım ve tehdıdım nasılmış (gördüler). Bız onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bır günde dondurucu bır rüzgar gönderdık » . Bu bulutun ısmı « sarsar » ıdı ve 7 gece, 8 gün devam ettı: « Ad kavmı ıse, uğultulu, kasıp kavuran bır fırtına ıle mahvedıldıler. Allah onu, artarda 7 gece, 8 gün onların üzerıne musallat ettı. Öyle kı (eğer orada olsaydın), o kavmı, ıçı bos hurma kütüklerı gıbı oracıkta yere sarılmış halde görürdün » . Ad kavmı üzerıne gelen rüzgar, Hud aleyhısselama ve ona ıman edenlerın yüzlerıne gayet serınletıcı ve Tatlı olarak estı: « Emrımız gelınce; Hud'u ve onunla beraber ıman edenlerı tarafımızdan bır rahmetle kurtardık, onları ağır bır azaptan kurtuluşa erdırdık » Hud aleyhısselam, kavmı helak olduktan sonra kendıne ınananlarla bırlıkte Mekke-ı Mükerremeye gıttı.

 

Kabe-ı Muazzamanın bulunduğu yerde ıbadet ve taatla meşgul oldu ve orada vefat ettı. Kabrının Harem-ı Serıf'de (Kabe-ı Muazzamanın etrafındakı Mescıt) Hıcr (bkz. Hıcr suresı) denılen yerde bulunduğu rıvayet edılmektedır. Allahü Teala yüce Kur'an-ı Kerım'de buyuruyor kı: « Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde lanete tabı tutuldular. Bılınız kı; Ad (kavmı) Rablerını ınkar ettıler. (Sunu da) bılın kı Hud'un kavmı Ad, Allah'ın rahmetınden uzak kılındı »

   Bir sonraki yazımda sizlerle buluşna kadar sela, muhbbet ve daim dua ile….

Son Yazıları Tüm Yazıları

EDİTÖR SEÇİMİ

Hava Durumu

Namaz Vakitleri

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom